Arşiv | Karışık Oyunlar RSS feed for this section

Okul Yolunda Neler Yapıyoruz?

13 Ara

Geçen haftalarda yazdığım gibi Barış ile beraber araba ile gidip geliyoruz okula. 1 ay servis ile gitmeyi denedik. Sabah 6:30 da Barış’ı zorla uyandırıp, daha gün doğmamışken yollara düşmek, okulda kahvaltı yapmak, akşam 18:30 civarı eve dönmek çok zorladı bizi. Baktım olacak gibi değil, gözümü karartıp birgün Barış ile beraber tek başıma araba ile geldim okula. O gün bugündür araba ile gidip geliyoruz. Hala acemiliğim sürüyor, kötü hatalar da yaptığım oluyor hala, ama çok şükür kazasız belasız geçti son 1,5 ay. Hızlı kullanmıyorum (daha doğrusu kullanamıyorum :) bomboş yolda en fazla 60 km ile gidebiliyorum, ama yetiyor bana :) ) Sabahları feci trafik oluyor çoğu zaman 70 dk. sürüyor yolculuğumuz, dönüş daha rahat 50 dk maksimum. Hızlı sürebilsem daha da kısalacak süre ama olsun, 10 dakika geç olsun sağ salim olsun :) Günün 2 saati yollardayız anlayacağınız…

Ne yapıyoruz peki bu iki saatte: Bol bol çocuk şarkısı dinliyoruz:

Barefoot  Books Şarkıları:

Magic Train Ride (çok seviyoruz)

A Hole in the bottom of the sea

Over in the meadow (çok seviyoruz)

Up up up (favorilerimizden)

Whole world

Here we go round mulberry bush (bunu da çok seviyoruz)

Creep crawly calypso

We all go traveling by

The animal boogie

Portside pirates (Barış’ın favorisi)

Walking through the jungle

The journey home grandpa’s

if you happy and you know it

Driving my tractor

A dragon on the doorstep

The shape song (2 haftadır en sevdiği, tekrar tekrar dinlemek isteyip eşlik de ettiği şarkı)

Knick knack paddy whack

A farmers life for me

Barefoot Books’un tüm şarkılarını çok seviyoruz, hepsi çoook eğlenceli… Bağımlılık yapıyor yalnız, okulda bile açıp dinliyorum bazen :)

Banu Kanıbelli Şarkıları:

 Henüz keşfetmediyseniz büyük kayıp, harika çocuk şarkıları var. Albümleri birçok müzik markette bulunuyor. Bizim en sevdiklerimiz şu şarkıları:

Büyük solucan yarışması

Başka dünya yok

Bir dinazorum olsaydı

Hor hor tıs (ailece çok seviyoruz)

Günaydın (Yamaha Class’da davul veya ksilofon ile ritim tutarlardı bu şarkıya, çok seviyor o yüzden)

Miyop Mikrop

Palyaçonun Topları

Renkler

———————–

Bunlar dışında İngilizceye başladık ve Dans Akşamları yazılarımda yazdığım şarkılar da var playlistimizde…

Bu şarkıları nasıl dinliyorsunuz derseniz youtube videolarını mp3 e dönüştüren siteler var (http://www.youtube-mp3.org/tr) . Sevdiğimiz videoları bu siteler yardımı ile mp3’e dönüştürdüm. Bu sayede dinleyebiliyoruz işte şarkıları…

Daha önceden videolarıyla da aşina olduğu şarkıları görüntüsüz izlemek, ingilizcesine de epey şey kattı Barış’ın. Sözlerin daha çok farkında, daha güzel eşlik ediyor ve anlıyor artık…

Çocuk şarkıları dışında bir de Barış Manço şarkıları dinliyoruz. Adaşını çok seviyor Barış. Favori şarkıları Arkadaşım Eşşek, Ali Yazar Veli Bozar ve Gönül Ferman Dinlemiyor …

Şarkılar dışında bir de oyunlarımız var arabada oynadığımız. Renk, şekil, doğru yanlış oyunlarımız var uydurduğumuz..
Renk oyunumuz:
Hadi sarı/kırmızı/yeşil renkli sebze/meyve bulalım
Şekil Oyunumuz:
Kare/daire/üçgen/dikdörtgen şeklinde birşeyler bulalım
Doğru Yanlış Oyunumuz
Birbirimize “portakal sarıdır, dünya dikdörtgendir, muz sarıdır” vs… şeklinde doğru veya yanlış cümleler söylüyoruz. Söylenen doğruysa “aferin doğru söyledin”, yanlışsa “dııt (parmaklarımızı çarpraz yapıp çarpı işareti yapıyoruz, ben trafik müsaitse yapabiliyorum tabii :) ) yanlış söyledin, doğrusu bu” diyoruz…

İşte böyle uydurmasyon oyunlarımız var, zaman geçirmek için. Timaş’ın 1 Tl lik kitapları var. Birkaç kitabını almış ve beğenmiştim. Tüyap kitap fuarında 10 lu setini 5 tl ye bulunca tüm seti aldım. Her kitabı güzel değilmiş meğer. Mesela Cesur Tonti diye bir kitap var, bana pek saçma geldi ama Barış bayılıyor. Kitapta bir pirinç (evet pirinç) kendi ülkesini kuruyor :) Ülkenin adı da Kebuli Kebula :) Barış bu isme bayılıyor. Bahçelievlerin içinden geçiyoruz okula giderken. Işıklarda, trafikte dururken, yoldan geçen teyzeleri, amcaları, dedeleri, arabaları Kebuli Kebula’ya çağırıyoruz :)

Teyze, teyzeee, hadi gel Pirinç Tontinin ülkesi KEbuli Kebulaya gidelim teyzeee

diye bağırıyoruz gelen geçene :)

Orada karıncalar, örümcekler var diye de ekliyoruz çağırırken…

Onlar da güya “ayyy ben korkarım örümcekten gelememm” diyorlar bize, onların taklidini yapıyoruz sonra da :) Barış’ın Yolculuğumuzda en keyif aldığı kısım bu, çok eğleniyor bunu yaparken..

Bazen de Ipad’i alıyoruz arabaya. Barış Ipad ile oyun oynuyor bir süre.bu durumdan çok hoşlanmasam da , dikkatimi trafiğe daha fazla verebilmemde katkısı büyük Ipad in. O yuzden trafiğin aktığı ve hızlı gitmem gerektiği durumlarda Ipad ile oynamasına izin veriyorum…

Yolculuklarımız ne kadar keyifle geçse de arabadan inip eve varışımız sırasında genelde kıyamet kopuyor. Ya merdivenlerde kucak istiyor, ya arabadan inmek istemiyor, ya başka saçma bir sebep buluyor hemen hergün apartmanı ayağa kaldırarak ağlama zırlama eşliğinde çıkıyoruz eve. Birşey değil, o kadar güzel vakit geçiriyoruz, komşular hep en olumsuz durumlarımızı bağırış çağırışlarımızı duyuyorlar görüyorlar ya ona yanıyorum vallahi :)

Bizim yolculuklarımız böyle geçiyor işte. Eğer sizlerin de yolculuk için şarkı/oyun önerileri varsa duymak isterim….

Aile Katılımı Etkinliği: AÇ Tırtıl Kitabını Canlandırma

29 Kas

Kreşte bu hafta Barış’ın haftasıydı. Yani, göster anlat, kitap okuma ve sürpriz günü sırası Barıştaydı.

Pazartesi günü göster anlatı vardı. Göster anlat için cuma günü öğretmenimizden bez bir kese aldık, hafta sonu anlatacağı nesneye güzelce çalıştık. Nesne olarak İkea tüy toplayıcıyı seçtik:

IKEA-Bastis-Tuy-Toplayici__36290527_0Evde çok prova yaptık; ben, babası ve halası arkadaşları olduk Barış da bize anlattı nesnesini:

Şimdiii size bir sürprizim var, bişey getirdim, bilin bakalım bu ne. Mavi bişi, bi de beyazı var (buralarda da müdahale etti bize habire hadi mavi bişey diyin, mavi top diyin. acaba neymiş diyin vs şekline :) ) Sapı var böylee, temizlik yapılıyo onunla, böyle tüy toplanıyor. bantı var, yapışkanlı hadi bilin :)

Sonra biz bilemedik tabii “tatatatamm” diyerek çıkardı süprizini. KAdife keseyi yayıp bir de nasıl tüy toplanacağını gösterdi. Masuscuktan arkadaşı olan bizlere siz de denemek ister misiniz diye sordu :) Böyle güzel hazırlıklarla hevesle gitti Pazartesi günü okula. Ama üniversitedeki Öğretmenler Günü programı yüzünden o gün yapamadı göster anlatını. Salı günü çok güzel anlatmış nesnesini öğretmeninin dediğine göre.

 

Salı günü ayrıca hikaye anlatma günüydü. Hikaye olarak Aç Tırtılı seçtik. Daha önce oyun hamuru ile canlandırmıştık Aç Tırtıl’ı (http://barisingunlugu.wordpress.com/2012/09/18/kitap-canlandirmalarina-devam-ac-tirtil/ )

. Barış’ın hikaye anlatma gününde de böyle bir etkinlik yapılabilir diye düşünerek önce araştırdım sonra da bulduklarımı öğretmeni ile paylaştım. En çok şu sitedeki etkinliği beğendim: http://makeitcozee.blogspot.co.nz/2012/02/free-hungry-caterpillar-printable.html . Öğretmenimiz de fikri çok beğendi eğer istersem bu etkinliği veli katılımı olarak çocuklara benim yaptırabileceğimi söyledi. Çok sevindimm tabii…

Etkinlik için aç tırtıl ve aç tırtılın yediği yiyeceklerin çıktısını alıp pvc ile kaplattım ve bant ile adana kebap çubuklarına yapıştırdım.
IMAG0118-001 Barış ile evde bol bol prova yaptık. İkimiz de tırtıl çubuklarını alıp tırtıl olduk. Önce yere çömelip yumurta olduk, sonra yumurtamızı kırıp ayağa kalktık ve yiyecek aramaya başladık. Yiyecek çubularını kitaptaki sıra ile yiyip tombul bir tırtıla dönüştük, sonra kollarımız ile kendimizi sararak kozamızı ördük. VE kozamızı delerek kelebek olup uçmaya başladık :)

Salı günü etkinlik saati geldiğinde çok heyecanlıydım. Tek tek tanıştım çocuklarla. Hepsi çok şekerdi. Önce kitabı okudum, can kulağı ile beni dinlediler. Sonra kitap hakkında sorular sordum onlara, tırtıl neler yemişti, kendine ne ördü, neye dönüştü şekline. Elmaa, armutt, dondurmaa, kozaa , kelebekk vs şeklinde hep bir ağızdan bağrıştılar. Sonra iş çubukları çantadan çıkarmaya geldi. Hadi bakalım bilin çantadan hangi yiyecek çubuğu çıkacak tahmin edin şeklinde bir oyuna dönüştürdüm bu kısmı. Çok hoşlarına gitti bu oyun da. Sonra ben, Barış ve okuldaki kankası Teoman tırtıl olduk. Sıra ile çubukları tutan arkadaşlarımızdaki yiyecekelri yiyip kelebeğe dönüştük. Minikler çok eğlendiler, biz de tırtıl olalım diye ısrar ettiler ama halk oyunları dersi başlamak üzereydi. Kitabı, çubukları öğretmenimize bıraktım, o tekrar tekrar oynatacak bu oyunu miniklere.

Desktop9

Son olarak sürpriz günü için hazırladığım hediyeleri verdi Barış arkadaşlarına. Barış’ın çok sevdiği İyi geceler Farecikler kitabını almıştım hediye olarak. Bir de keçeden farecik parmak kuklası yaptım miniklere (gerçi bazıları fareden çok kediye benzedi ama olsun, çok şeker oldular ) , büyük paket Barış’ın minik paket benim hediyem diyerek paket üzerindeki isme göre dağıttı Barış hediyelerini.

Desktop8

Çok beğendiler hediyelerini. Hem benim hem de minikler için çok keyifli bir gün oldu…

Renkli Küpler ve Variller ile Sayı Oyunları

2 Eki

Pazar günü, ne zamandır oynamadığımız renkli varilleri bulduk çekmecede. Aklıma bunları kullanarak sayı oyunu yapmak geldi. Renkli küpleri de çıkardım. birini yukarıdan aşağı diğerini aşağıdan yukarı 1 den 8 e sayı çıkartmaları ile numaraladık.  Varilleri ve Küpleri karışık olarak yere dizdim, Barış da sıraya dizdi. Küpler yukarıdan aşağı sıralı olduğundan tersten dizmeye başlar diye düşünmüştüm ama yine 1 den başlayıp oluşturduğu kuleyi her seferinde bir sonraki küpün üstüne koyarak dizdi sıraya.
Yeni klasör48

Küpleri yere dizdik daha sonra. Hem sayılarımız hem de küplerimizin boyutları küçükten buyuge siralandi böylece. Barış’ı küplere sırtını verecek şekilde oturttum. “5 mi büyüktür 7 mi?, 6 mı küçüktür 3 mü” şeklinde sorular sordum. Verdiği cevapları parmaklarını da kullanarak doğrulattım. sonra da arkasına dönüp verdiği cevapların doğruluğunu bir de küplerin boyutuna bakarak gördü. Büyük sayı küçük sayı kavramının pekişmesi için güzel bir çalışma oldu. Sonra üç sayı için aynı soruları sordum. Sayıları bir kağıda yazdım hangisi büyük/hangisi küçük sorgulatmasını yukarıda yazdığım gibi bu kez üç sayı için uyguladık…

Yeni klasör49

Geçen hafta bütün plastik hayvanlarını oyun halısının kenarına dizmişti, arabalrı seyrediyorlarmış kenardan :)

Büyük sayı küçük sayı oyunu bittikten sonra oyun halısının başına geçti. Bu en büyük hayvan, bu ondan daha küçüğü, bu en küçüğü vs şeklinde parmakla göstererek hayvanları da sıraladı boyutuna göre…

Yeni klasör50

Komik Uzaylı ile Oyunlar

1 Eki

1376393_461727577275727_1713379124_n
Sevgili Fatma Nur’un bloğunda gördüğüm Tavşanla Golf  oyununa benzer bir oyun hazırladım haftasonu.

Barış’a geçen hafta bir body aldım. Üzerinde komik yüzlü canavar baskıları var. Barış onlara komik uzaylılar diyor, karşılaştığı herkese üstündeki komik uzaylıları gösterdi giydiği ilk gün… Biz de bodynin üstündeki uzaylılardan birini yaptık koli kutusu ile: Elleri iki yana açılmış şaşkın uzaylı :

IMAG0040

Uzaylıyı bazen el ile bazen ponpon hokey oyunumuzdan kalma kürek ile güzelce besledik. Büyük koli bulamadığımdan bizim uzaylının ağzı biraz küçük oldu. Haliyle topları denk getirmek de zor oldu. Hal böyle olunca oyunu daha zevkli hale getirmek için ben komik uzaylıyı seslendirdim ve oynattım. Barış’ın attığı top ağzına denk gelmeyecek gibiyse komik uzaylıyı “heyy top, dur bakalım nereye kaçıyorsun seni yicemmm” şeklinde konuşturup topa doğru hareket ettirdim. Bol kahkahalı bir oyun oldu…

uzaylı

Sonra biraz da öğretici birşeyler yapalım dedim. Balık avı sayı oyunumuzun balıkları ile besledik komik uzaylıyı. Yine ben uzaylıyı konuşturdum “karnım çoook aç, hadi bana 2 numaralı yeşil balığı verr, çabukkk, çabukkk” şeklinde diyaloglar ile komik uzaylının sabırsızlığını belli edecek şekilde onu zıplatarak, sürekli çabukk, acele et diyerek hızlıca balıkları bulmasını sağladım. Bu oyunu da sevdi, komik uzaylı acele ettikçe eli ayağına dolandı, o hali çok komikti doğrusu…
uzaylı1

Lego Esyalar

29 Eyl

IMAG0048

Baris krese basladigindan beri aktivitelerimiz oldukca azaldi. Aksam geldiginde oyuncaklarini ozlemis oluyor, onlarla oynuyor… Birlikte gecirdigimiz zamanda ise Merakli Minik’in eski sayilarini incelemeyi/yapmadigimiz ekleri yapmayi ve kitap okumayi istiyor. Aktivitelerimiz haftasonu ile sinirli artik…

Bu hafta ailece hastaydik. Esim ve ben toparlandik ama Baris hala hasta… Dun kahvaltidan sonralegolarla oynadik. Ne yapsak derken yerdeki minik insan figurlerini gordum. Hadi bunlara esya yapalim dedim… Yatak, Buzdolabi, yemek masasi, koltuk hatta klozet yaptik onlara ve hayvanlarina…

 

Yataklari ve koltuklari:

lego1

 

 

Yemek masalari:lego

Yemekten sonra wc ihtiyaci gidermece :)IMAG0050

2 gundur bikmadan oynuyoruz :)

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 482 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: