Tag Archives: dikkat arttırıcı oyunlar

Abaküs Aktiviteleri

25 Tem

Barış “aynısını yap” tarzı oyunları çok seviyor. Bu yüzden; legolar ile, şişe kapakları ile, oyun hamuru ile, örüntü blokları ile, ip oyunu ayatori ile, yapıştırma aktiviteleri ile, tangram ile, hatta patates kafa oyuncağımız ile aynı mantıkta oyunlar düzenleyip oyun çeşitliliğimizi arttırmaya çalışıyorum. Bu tür oyunların; dikkat geliştirme, konsantrasyon arttırımı, resmi iyi okuma, sabır vs.. gibi birçok olumlu etkileri var çocuk üzerinde.

Pinterestte abaküs ile oynanan aynı tarzdaki bu oyunu görünce hemen yapılacaklar listeme aldım. Fikrin orjinalinde örnek resimlerle minik abaküs kartları hazırlanıyordu ama ben her zamanki gibi kolaya kaçıp Ipad ile hallettim işi :) Abaküs ile şekiller, sayılar ve desenler hazırlayıp resimlerini çektim. Barış da resimlere bakarak gördüğünü kendi abaküsünde yaptı. 2-3 şekilden sonra 4 lü, 5 li grupları saymadan göz ile ayırarak ilerletmeye başladı, hoşuma gitti..

blog180Hazırladığım örnek resimler:

Kare, kalp, üçgen ve dikdörtgen oluşturma:

blog176Sayılar:

blog177

blog178

Desenler:

blog179Benzer şekilde harfler için de örnekler oluşturulabilir. Sormadığı sürece harf öğretmeyi düşünmediğim için (hoş çevredekiler bir şekilde öğretiyorlar, geçen gün farkettim bir sürü harf biliyormuş) harf ile ilgili örnek hazırlamadım…

Zeka Geliştirici Faaliyetler 1 – İp Oyunu (Ayatori)

21 Nis

Hepsiburada kitap kampanyasından aldığım kitaplar geldi, Kitaplar hakkındaki yorumlarımı okudukça/uyguladıkça paylaşacağımı söylemiştim. Severek oynadığımız İp Oyunu kitabını tanıtmak istiyorum ilk olarak…

Cuma günü Çamlıca Çocuk’un Zeka Geliştirici Faaliyetler Setinden aldığım 3 kitabı çıkardım. Poşet içinde ip geçirme plakası ve 2 adet ip ile birlikte oldukça ilginç gözüken İp Oyunu kitabını seçti oynamak için.

IMAG3643

Kitap 3 bölümden oluşuyor. 1. bölümde ip oyunları (kitabın yanında verilen 2 adet ipi kullanarak yapılacak şekil örnekleri) var . Her sayfanın son kısmında şekli tamamlayacak resimler eklenmiş (iple yapılan tavşan kafası için göz, ağız, burun gibi… ). Kolaydan zora doğru sıralanmış örnekler.

İlk sayfadaki tavşanı yaptık ilk olarak. Mantığı anlattım, bana bakarak Barış da kendi ipi ile tavşan yaptı. Tavşandan sonra ne yapsak diye bakınırken Barış tavşanın yüzünün alt kısmını yukarı doğru itip “baak kelebek yaptım” dedi, başladı benim tavşan ile kendi kelebeğini konuşturmaya :)

blog171

Kitabın 2. bölümüü ip geçirme plağını kullanarak oynanan ip geçirme oylarına ayrılmış. Yine örnek bir resim eşliğinde oynanıyor. .  İlk olarak kuşa kafes yaptık. Sayfanın alt kısmındaki kuşu kesip plakanın üzerine yerleştirdik. Örneğe bakarak hangi delikten başlamamız gerektiğine, ipi deliğe attan mı yoksa üstten mi sokmamız gerektiğine, bir sonraki adımın ne olacağına karar verirken bayağı kafa çalıştırdık, ipleri deliklerden geçirirken de ince motor becerimizi geliştirdik. Çok faydalı buldum bu oyunu, Barış da sevdi ne mutlu…
blog169

Daha sonra kaplana kafes yaptık. Kafes bittikten sonra kuşu da kaplanın kafesine sokalım diye tutturdu Barış, onları konuşturmaya başladık: Kuş (ben) kafesin kapısını çaldı, kaplan (barış) “hoşgeldin gel oynayalım, bak benim araba yollu halım, bir sürü arabam var, sen de oyna benimle,kırmızı araba benim olsun, sarı da senin olsun hadi arabacılık oynayalım” vs… şeklinde konuşup durdular. Sesini kaydettim, her zaman bu kadar hoşsohbet olmuyor :)
blog170

1. ve 2. bölüm ile ilgili sayfalardan birkaç örnek resim:
blog172

Kitabın son kısmı ise Ayatori oyununa ayrılmış. Küçükken babaannemle oynadığımız ip oyunu vardı (Babaannem parmaklarına ipi geçirir, anlattığı şekilde ipi parmaklarıma geçirmemi/çevirmemi isterdi, karşılıklı 7-8 şekil yapardık beraber) ona benziyor bu oyun. Ama çok daha zor şekiller var. Yıldız yapmışlar mesela bir örnekte, bayağı uğraştım yapabilmek için. Ciddi bir sabır, resmi iyi okuma ve dikkat gerektiriyor . Bu kısım çok daha büyük çocuklar için uygun. Örnek resimler:
blog173

Zeka Geliştirici Faaliyetler Serisi’ni Tüm Üstün Zekalılar Derneği de (TÜZDER) tavsiye etmiş, her kitabın arkasında “Bu kitap, Tüm Üstün Zekalılar Derneği (TÜZDER) tarafından çocukların zeka gelişimine faydalı olacağı düşünülerek, ailelere tavsiye edilmektedir” yazıyor…

Biz kitabı çook beğendik, zevkle oynuyoruz. Hiç tereddütsüz almanızı tavsiye ederim… Çamlıca Çocuk’un kendi sitesinde sürekli indirim halinde kitaplar : http://www.camlicacocuk.com/detay/1177-ip-oyunu-ayatori-zek-gelistirici-faaliyetler-1.html

Kitabın tanıtım bülteninden :

Türkiye’de Bir İlk!!!

Çamlıca Çocuk ve Japonya Tohoku Üniversitesi işbirliğiyle Zekâ Geliştirici Faaliyetler Serisi yayınlanmaya başlandı. İlk kitabımız İp Oyunu (Ayatori) kitabı.

İp Oyunu (Ayatori)
Bu kitap, en son teknolojiye dayanan ve beyni aktif hale getiren İp Oyunu (Ayatori) ile daha zeki çocuklar yetiştirmek amacıyla üretilmiştir. Beynin en önemli yeri olan Prefrontal alan, hemen alnın arkasında bulunan ve büyük ölçüde zekâ ile ilişkili olduğu düşünülen bölgedir. Özellikle çocuklar için, bir şeyleri düşünürken ya da ezberlerken faal duruma geçen çok önemli bir yerdir. Prefrontal alanı, sporla vücudunuzu eğittiğiniz gibi aynı şekilde eğitebilirsiniz. Bu sebeple, defalarca yapılabilmesi için faaliyet kitabı şeklinde düzenlenmiştir.

Bu faaliyetler parmakları ustalaştırıyor!
Bu ip oyunları faaliyetleri parmakları ustalaştırıyor. Ayrıca ipin hangi delikten geçirileceği, ipin nasıl çekileceği gibi düşünmeyi sağlayan, muhakeme gücü ve konsantrasyonu da geliştiriyor. Çocuklar için merak, oyunun keyfini çıkarma, kendince bir şeyler üretme çok önemlidir. İp Oyunu (Ayatori) ile eğlenerek çocuklarınızın sıra dışı potansiyellerini geliştirin.
Yazar: Wada Kotomi
(Japonya) Tohoku Üniversitesi Mühendislik Bölümü

İp oyunu ile çocukların zekâlarını geliştirelim!
Tohoku Üniversitesi, Gakken Publishing ve Çamlıca Çocuk’un ortak deneylerinde İp Oyunu (Ayatori) faaliyetleri ile beynin Prefrontal korteks alanının daha aktif hale geçtiği ispatlanmıştır. Prefrontal alan, hemen alnın arkasında bulunan ve büyük ölçüde zekâ ile ilişkili olduğu düşünülen bölgedir. Özellikle çocuklar için, bir şeyleri düşünürken ya da ezberlerken faaliyete geçen çok önemli bir yerdir. Prefrontal alanı, sporla vücudunuzu eğittiğiniz gibi aynı şekilde eğitebilirsiniz.

İp Oyunları ve ip çekme ile çocukların Prefrontal alanını egzersiz yaptırarak, sağlıklı beyin gelişimlerini sağlayabilirsiniz.
Editör: Ryuta Kawashima
(Japonya) Tohoku Üniversitesi Profesörü
(Tanıtım Bülteninden)

Oyun Hamuru Oyunları-3

15 Nis

Bu aralar, sanırım 3 yaş bunalımından kaynaklı, çift kişilikli bir Barış var karşımda. Bir günü “annecim şunu yapabilir miyim? annecim bununla oynayabilir miyim?” vs.. şeklinde herşey için izin alan, güzelce uyuyan, akıllı uslu oynayan bir çocuk olarak geçiriyorsa, ertesi günü laf söz dinlemeyen, ortalığı dağıtan, uyumak istemeyen, uyumadıkça huysuzlaşan, çıldıran/çıldırtan, her şeye ağlayan/ağlatan bir çocuk olarak geçiriyor… Bir gün iyi bir gün kötü… 2 yaş sendromu bitti 3 yaş bunalımı çıktı şimdi de iyi mi… Ne sendromlu çocuklar doğurmuşuz anlamadım, anneme soruyorum bizim zamanımızda yoktu böyle sendrom mendrom diyor… Geçenlerde bir blog yazısında bu konu ile ilgili şöyle bir yorum gördüm: “buldumcuk anne babaların, hükela çocukları işte” :) Gerçekten biz mi yapıyoruz acaba bu çocukları böyle, yoksa hepsi doğuştan mı arızalı çözemedim gitti :)

neyse işte, bugün tersinden kalkmamıştı Barış. Kahvaltı öncesi/sonrası baktım herşey yolunda, ağlama krizi, inatlaşmalar vs… yok… Uslu Barış günü bugün :) Ne oynayalım dedim, seçenekleri saydım, oyun hamurunu seçti. Kurdum sofrayı; hamuru, merdaneyi ve düğmeleri getirdim. Pasta süsleyeceğiz dedim Barış’a, çok sevindi tabii… Aklımdaki oyun aslında aynısını yap tarzı bir oyundu. Önce ben düğmelerle kendi pastamı süsleyecektim, Barış da örneğe bakarak aynı süslemeyi kendi pastasına uygulayacaktı. Ama ben süslemeye başlayınca, Barış da benim yaptığımı eş zamanlı yapmaya başldı. Oyunun seyri değişti… Yeni oyunda büyük/küçük, renkler, sağ/sol, altında/üstünde kavramlarını bol bol kullanarak eş zamanlı olarak pasta süsledik. Örneğin: “sağ üst köşeye büyük kırmızı düğmeyi koyalım/kırmızı büyük düğmenin sağına küçük sarı düğmeyi koyalım vs…” dedim, düğmeyi bulup, koyacağımız yeri belirleyip süsledik pastayı.  Pastayı pişirmeden olur mu, hani fırınımız diye tutturdu. Legolardan fırın yaptık, attık pastayı fırına. Kapağı düşünmedim tabii, kapaksız fırın olur mu hiç, hemen uyduruktan bir de kapak yaptık… İlk pastalar pişerken daha büyük olan 2. pastaya başladık. Aynı mantık ile pastayı süsledik. İlk pastayı çıkarıp ikincileri fırına atarken bir de ne görelim, birinciler pişmemiş daha (niyeyse pişmediklerine kanaat getirdi pasta uzmanı Barış Bey :) ) Bu sefer dört pastayı üst üste koyup attık fırına. İkinci pastalar fırına sığmadı, baktım ağlama krizine girmek üzere, hemmen fırını büyütüp olaya el koydum, ağlama sızlama olmadan attık pastaları fırına :) aktivite yapmak da ayrı dert 3 yaş bunalımlı bir çocukla :)
blog166

blog167

Biraz bekledik, pasta uzmanı Barış bey fırının kapağını açıp pastaları inceledi ve piştiğine kanaat getirince çıkardık pastaları fırından :) Bu sefer nasıl yiyecez sorunu baş gösterdi. Oyuncak çekmecesini açıp tabak olabilecek birşey aradı, mutfaktan tabak getirelim dedim kabul etmedi, oyuncak birşeyler tabak olacakmış, yaratıcılığını göstermek istedi herhal :) İşe yarar birşey bulamadı, daha önceki pipet oyunumuzdan kalma pipetleri buldum ben de bakınırken, bunlar çatal olsun dedim, tamam dedi. O aranırken ben de öylesine pipetleri kalan oyun hamuruna saplamaya başladım. Pipeti sapladıktan sonra uç kısmına bastırınca oyun hamuru hop diye atladı masaya. baktım zevkli bir iş, bırak dedim tabak aramayı gel makarna yapalım :) Pipetleri hamura saplayıp uç kısmı sıkarak minik makarnalar yaptık. dayanamadı gitti mutfaktan çay tabağı getirdi, makarnaları ona doldurdu da öyle yedik makarnaları :) Acayip bir tabak takıntısı var Barışta, yesin diye bir fındık versem “elime değil tabağa koy” diyor, bir fındığı bile tabakta sunuyoruz paşazadeye, elden almıyor :) Pipetli oyunu tavsiye ederim, pipetten hamuru çıkarmak minik parmakları güçlendirmek için değişik bir oyun oldu…

blog168

Örüntü Bloklar İle Çalışmalar

1 Şub

Dün akşamki oyun vaktimizi örüntü blokları ile geçirdik. Çok uzun zaman önce bilgisayara indirip arşivlediğim (bazen bloglardaki bu paylaşımları kaldırıyorlar, veya linkler bozuluyor ilgilenmiyorlar, işe yarar şeyleri gördüğünüzde bilgisayara kaydedip arşivlemekte fayda var) ve birkaç gün önce çıktılarını aldığım örüntü blok matları ile oynadık.

Örüntü blok matları ile çalışmanın başlangıç aşaması ilgili şekilleri kağıt üzerindeki yerlerine yerleştirerek resmi oluşturmak şeklinde oluyor. Biz uzun zamandır tangram ve fotoğraftaki şekli yap oynadığımız için bu aşamayı atlayıp, kağıt üzerindeki şablona bakıp resmi kendi oluşturma aşamasından başladık çalışmaya. Çıktıları ve blokları sofraya koydum, istediğin şekli resme bakarak yap dedim. Aşağıdaki resimlerin hemen hemen tamamını yardımsız yapabildi. Resimdekiler ile aynı renkte uygun sayıda parçamız olmadığı için yaptıkları rengarenk oldu. Her seferinde “anne bu kelebek/tırtıl/ balık ne diyo, beni aynı yapamadın ki rengarenk oldum diyo” şeklinde bir replik uydurdu kağıttaki şekiller için :)

Yeni klasör44

Sonra daha zor şekillere geçtik aşağıdaki balığı  birkaç sözel yardımımla hatasız yapabildi. Balığı bitirdikten sonra yem verdi  ona.
Yeni klasör45

Resmini çekemediğim bir kaç sayfa daha çalıştı. Sonra bayağı zor olan tren resmini gördü. Öncekileri yapabilmenin verdiği güvenle yapmaya çalıştı ama baktı yapamıyor yardım istedi benden, beraber yaptık treni. Treni bitirdikten sonra vagon yaptık peşine ve oyunumuzu bitirdik.
Yeni klasör46

Örüntü blok matlarını indirmek isterseniz adresler:

daha kolay olan matlar için: http://www.prekinders.com/pattern-blocks/

zor olanlar için (4+ yaş için daha uygun) : http://www.mrswillskindergarten.com/2011/07/math-work-stations-blog-party-chapter-7.html

Sudoku

18 Oca

Sudoku-by-L2G-20050714.svg

Sudoku oyununu bilmeyen yoktur sanırım. Kısaca özetlersem: standart olarak 9×9 boyutlarında bir diyagramda çözülen ve her satır, her sütun ve her 3×3’lük karede 1’den 9’a rakamların birer kez yer alması gereken bir zeka oyunu türüdür.

Bir matematikçi olarak sayılarla oynanan bu oyunu çok sevdiğimi söylememe gerek yoktur sanırım.

Peki faydaları nedir bu oyunun:

-Sudoku, günümüzün düşünme ve mantık yürütme yeteneğini geliştirmeye en fazla fayda sağlayan zeka oyunu olarak bilinmektedir. Bu yüzden uzak doğuda okullarda çocuklara sudoku oynama imkanları sunulur.

-Konsantrasyonu arttırır.

- Zekayı ve yaratıcılığı arttırır.

- Zihni dinlendirir, stresi azaltır.

- Sudoku Beyin Sporlarının içinde önemli bir yere sahiptir.

- Özellikle matematik problemlerini çözme becerisini arttırır, rakamlara bakış açısını değiştirir.

Kısacası Matematiği geliştirir, hafızayı güçlendirir, zihni dinlendirir, unutkanlığı azaltır… Böyle faydalı bir oyun kendileri…

Salı akşamı Barış ile Sudoku oynamaya başladık. Sudoku dediysem bildik 9×9 luk sudoku değil tabii. Okulöncesi çocuklar için hazırlanmış, resimli/rakamlı basit sudokular var, onları oynadık. İlk kez oynayacağımız için ilgisini çekmesi, oyunu sevmesi için rakamlı sudokudan değil resimli sudokudan başladık. 3 değişik tema içerem sudoku oynadık salı akşamı.

Şöyle oynadık: Önce oynayacağımız sudokuda kullanılmış 4 resme baktık, hafızasına yazması için birkaç kez tekrar ettirdim isimlerini, sonra nereye sütun nereye satır dendiğini anlattım (bu kısmı pek anlamadı :) ).. Baktım satır sütundan anlamıyor onun yerine daha kolay anlaması için “büyük karenin içinde aşağıdan yukarı/sağdan sola  yanyana dizilmiş kareler var 4 tane görüyor musun. O 4 kareyi bu resimleri yanyana dizerek oluşturuyoruz, bazı yerlerde resim yok onları bulmamızı istiyor arkadaşları” diye anlattım. İşin içine kayıp arkadaşlar girince hemen sevindi :)  Sadece satır ve sütunları düşünerek oynattım, kafası karışmasın diye 2×2 lik karelerden bahsetmedim şimdilik. ilk başlarda, yardımcı olmak için ,  aradığımız şeklin olduğu satır/sütun dışında kalan yerleri elimle kapattım. Önce satır/sütunda hangi resimlerin olduğunu söyledi sonra da hangi arkadaş kayıpmış onu buldu. Başlangıçta sıkılır gibi oldu ama mantığı anladıkça zevk almaya başladı.

Kayıpları yerleştirdikçe de diyalog kurmalar başladı :)

Barış: Bak buraya yumurta/tavşan/kar/kardan adam geldi, ne diyo arkadaşları?

Ben: Hoşgeldin yumurta/tavşan/kar/kardan adam diyorlar.

şeklinde diyaloglar kurduk her seferinde. Nedir bu diyalog sevdası anlamadım gitti, herkes/herşey sürekli diyalog halinde birbiriyle :) Bir de söylediğimi beğenmiyor bazen, hayır öyle demedi şöyle dedi diye düzeltiyor benim uydurma repliği :)

Yeni klasör19

Yeni klasör20

Oyunumuz bittikten sonra Barış’a bu oyunun adının Sudoku olduğunu söyledim. Çok komik geldi bu isim. Sudoşu, sudoşu diye tekrarlayıp gülmeye başladı. O anları kaçırmamak için bir de video çektim:

Sudoku dosyalarını http://www.okuloncesi.net/diger-kavram-gelisim-etkinlikleri/ adresinden indirebilirsiniz…

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 488 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: